Sağlıklı Sosyaller  

Kanserle Savaşan Besinler - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Kanserle Savaşan Besinler




Kanserle Savaşan Besinler

Kanser ile ilgili araştırmalar son hızıyla devam ederken üzerinde durulan bir konu var ki; hem kanserin oluşmasının engellenmesinde hem de kanserin ilerlemesini önlemede çok önemli bir yeri olduğu sürekli tekrar ediliyor: Sağlıklı Beslenme…

 

            Beslenme programınız kansere karşı savaşan besinler ile zenginleştirilmesi için bitkisel besin kaynaklarına önem verilmesi bilim adamlarının ortak görüşüdür. Tabağınıza aldığınız besinlerden 2/3’ünün sebzelerden oluşması kansere yakalanma riskini azaltır. Sebzelerin beslenmemizde yoğunlukla yer alması aynı zamanda beslenmemizde doymuş yağ ve kolesterol alımını da azaltır.

            Kanserle savaşan vitaminlerin başında B kompleks vitaminleri gelir. Özellikle folik asit kansere karşı koruyucu etki gösterir. Folik asidi beslenmesi ile yeteri kadar karşılayamayan kişilerde DNA mutasyonları daha kolay gerçekleşebileceğinden ötürü kansere yakalanma riski artabilir. Yeterli folik asit alımı ise DNA mutasyonlarını engelleyici etki gösterir. Kişilerin günlük folik asit ihtiyacı yaklaşık 400 mikrogramdır. Folik aside beslenmenizde yeteri kadar yer vermek için işe kahvaltıda 1 su bardağı taze sıkılmış portakal suyu içerek, öğünlerinizde koyu yeşil yapraklı sebzelere yer vererek ve kurubaklagil tüketiminizi arttırarak başlayabilirsiniz. Kuşkonmaz ve Brüksel lahanası ile süslü salatalarda folik asit alımınızı arttırmaya yardımcı olacaktır.

            Kanser oluşumunu engelleyen ikinci besin öğesi ise D vitaminidir. Yapılan araştırmalar, D vitamininin kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığını ortaya koymuştur. Yeterli D vitamini alımının meme kanserine yakalanma riskini azalttığı bilinmektedir. Akciğer kanserine yakalanmış kişilerin yeterli D vitamini alması yaşam kalitesini arttırmada yardımcıdır. Yağlı balıklar D vitamininin en iyi kaynağıdır. Yumurta ve sütte az miktarda D vitamini içerir. Deri yolu ile D vitamini sentezlemek için haftada 2–3 kez 10–15 dakika güneşlenmek gerekir.

            Kansere yakalanma riskini azaltan birçok besin vardır. Bu besinler içerdikleri anti-kanser öğeleri ile vücutta kansere neden olabilecek zararlı maddelerin atılmasını sağlar. İşte kanser karşıtı besinler:

Brokoli: İçerdiği vitaminler ve pigmentler sayesinde kanser türlerine yakalanma riskini azaltır. Güçlü fitokimyasallar içeren bu sebze özellikle mide kanserine yakalanma riskini azaltır.

Kabak: Michigan’da yapılan bilimsel araştırmalara göre kabak anti-kanser aktivitesi gösteren öğeleri yüksek oranda içermektedir. Salatalarda çiğ olarak tüketilebileceği gibi pişirildiğinde de aynı etkileri gösterebilmektedir.

Süt: Süt şekeri olarak adlandırılan laktozun son bilimsel çalışmalarda kansere yakalanma riskini azaltabileceği ortaya kondu. Laktoz şekeri yararlı bakterilerin üretimini arttırarak kansere sebep olan bileşiklerin vücuttan daha kolay atılmasını sağlar. Yapılan bir çalışmada, yeterli süt tüketiminin yumurtalık kanseri riskini %54’e kadar azalttığı bulunmuştur.

Kırmızı meyveler: Kiraz, böğürtlen ve nar gibi kırmızı meyvelerin içerdiği ellagik asit vücutta kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyen enzim sisteminde görev almaktadır. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan ve sigara içen kişiler için kırmızı meyve tüketimi oldukça önemlidir çünkü ellagik asit nikotin ve çevre kirliliğinin oluşturduğu genetik hasarı önlemede oldukça etkilidir.

Sarımsak: Haftada 1–3 adet çiğ sarımsak tüketiminin kansere yakalanma riskini azalttığı bilinmektedir. Sarımsak içerdiği anti-kanser öğelerle riski azaltırken aynı zamanda bağışıklı sistemini de güçlendirir.

Zencefil: Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, zencefilin tümör büyümesini durdurabildiğini göstermektedir.

Soya: İçerdiği fitoöstrojen ve izaflavonlar ile menapoz sonrası dönemde meme kanserine yakalanma riskini azaltır. Soya, damarlaşmayı önleyerek kansere karşı koruma sağlar.

Çay: Siyah çay ve yeşil çay içerdikleri polifenoller ile kansere dönüşebilecek hücre aktivitesini önler. Çay ailesi aynı zamanda kateşin adı verilen flavonoid ailesinin üyelerini de içerir. Bu öğeler de antioksidan etkileri ile kansere karşı koruma sağlar.

Domates: Laykopen zengini domates, yüksek antioksidan içeriği ile kansere yakalanma riskini azaltan besinlerden bir tanesidir. Yapılan bazı çalışmalar tersini de gösterse, domatesin içerdiği laykopenin prostat kanserine yakalanma riskini azalttığına dair birçok bilimsel çalışma mevcuttur. Pişmiş domateste bulunan laykopenin vücutta kullanılabilirliği çiğ domatesten daha fazladır.

Yer elması: Beta-karoten ve C vitamini içeriği ile antioksidan kapasitesi yüksek olan yer elması kanser riskini azaltıcı etki gösterir. Haftada bir veya iki kere zeytinyağlı olarak sofralarımızı zenginleştirebilir.

Kırmızıbiber: Kapsaisin adı verilen fitokimyasalın sadece biber yerken sıcak hisini oluşturmakla kalmadığı aynı zamanda kansere karşı da koruma sağladığı bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

 

Nil ŞAHİN GÜRHAN

Beslenme ve Diyet Uzmanı

www.nildiyet.com



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Tuz tüketiminizi azaltmak istiyorsanız, konserve ürünler yerine taze sebzeler tüketin.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.