Sağlıklı Sosyaller  

Çalışan Anneler İçin Çocuk Beslenmesi - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Çalışan Anneler İçin Çocuk Beslenmesi




Çalışan Anneler İçin Çocuk Beslenmesi

OBEZİTE: Alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması ile başlayan ve günlerce alınan fazla enerjinin üst üste birikerek yağ olarak depo edilmesi ile gelişen kronik bir hastalıktır.

Çocukta obezite nedir?

Çocukta obezite olur mu, varmı dır?

Çocukların yetişkinlerden daha fazla enerjiye ihtiyacı vardır. Çocuk büyüyecek, oynayacak, gelişecek bunların hepsi enerjiyle sağlanır. Eskiden; Çocuk küçük, hızlı gelişsin, çabuk büyüsün, gürbüz olsun diye anneler çocuklarının aç olduğunu, doymadığını düşünerek devamlı bir şeyler yedirme telaşındaydılar.

Şimdi: Çocuğumuz şişman olmasın, obez olmasın diye dikkat etmeye çalışıyoruz. Olabildiğince az enerji alsın istiyoruz. Büyüsün kaygısından çok obez olmasın kaygımız ön sırada.

Yiyecekler, içecekler, yaşam şeklimiz değişiyor ve her geçen gün farklılaşıyor. Zaman durmuyor. Yaşam, teknoloji , değişim durmuyor.
Sebzeler hazır doğranmış satılıyor, meyveler presten geçirilmiş, ekmek beyazlatılmış. Her mevsim her sebzeyi, meyveyi bulabiliyoruz. Çocuklarımız doğal mevsim sebzelerinin, meyvelerinin zamanını bilmiyor.

Ailece, birlikte oturulan, sohbet eşliğinde süregelen sağlıklı aile sofraları yok denecek kadar az artık. Oysa bu sofralar aile bireylerinin birbirini gördüğü, konuştuğu, iletişimin yüksek olduğu, psikolojik ve ruhen tatmin veren ortamlardı.    Artık annelerimiz uzun süre mutfakta yemek yaparak geçirmiyor zamanını. Pratik, hızlı hazırlanabilen paketli yemeklerin yeri giderek artıyor soframızda.
Lezzet önemli ancak, beslenmedeki sağlık ve denge hayatımızın rengini belirliyor.

Çocuklarımız obez olmamalı. Çocukta obezite olabilecek en son
ihtimal olmalı. Bunun için:

- Hareketli yaşamalı çocuklarımız. Çocuklarımıza kendiliğinden isteyerek,  hiç bir kaygı,  beklenti olmadan mecbur olduğu için değil, sevdiği için hareket imkanı sağlamalıyız. Koşmalı, oynamalı çocuklarımız.

- Sofrada veya dışarda diyetteyim, diyetim bitince istediğimi yiyebilirim şeklinde kalıba girmeden, sağlıklı beslenmek, ailesinin desteğiyle, alışkanlık olarak yerleşmeli hayatına.

- Rafine ve katkı maddesi içeren yiyecekler, içecekler olabildiğince az olmalı, seyrek tüketilmeli.
      
- Ailece sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmeliyiz. Öğrendiğimiz sağlıklı beslenme şartlarını mutfağımıza, yaşamımıza adapte etmeliyiz. Çocuklarımızı bu ortamda yetiştirmeliyiz.

  • Çocuklarımıza  sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemini anlatmalıyız.
  • Ailemizde sofra düzeni ve kültürü oluşturmak ve aile bireylerimizi bu düzen ve kültüre uymaya sevk ederek zamanla olumlu sonuçlar alabiliriz.
  • Yemeklerimizi hazırlarken, doymuş yağlar yerine sıvı özellikle zeytinyağı kullanabiliriz. Yağ ve salça kullanımını azaltabiliriz.
  • Yemeklerimizi besin grupları yönünden dengeli menü haline getirebiliriz.
  • Hazır gıdalar yerine doğal gıdalar tercih edebiliriz.
  • Mutfak kültürümüzü sağlıklı bir şekilde geliştirerek devam ettirebilirsek, gelecek nesillerimizi obeziteden  korumamıza katkıda bulunabiliriz.
  • Çocuklarımızı Colalı, enerji içeren içeceklerden ve fast food besinleri olabildiğinden az tüketmesini sağlamalıyız.
  • Teknolojik ve ekonomik imkanların getirdiği yeni modern yaşam insanoğlunu, özellikle çocuklarımızı hareketsiz bir yaşama mahkum etmektedir. Öncelikle bu yeni yaşamın kalıbını kırarak yaşamımızın içine sağlıklı beslenmenin yanısıra aktivitede yer bulmalıyız. Çocuğumuzun yeteneği ve isteğine göre bir spor dalıyla uğraşması için yönlendirme ve destek verebiliriz.
  • Eğer çocuğumuz fazla kiloluysa muhakkak onu ikna ederek bir Beslenme ve Diyet uzmanının yakın takibinde kilo vermesini sağlamalıyız. İşte bu dönemde aile ve çocuğun çevresine görevler düşmektedir. Çocuk için gerekli olan psikolojik desteği vermeliler. Ayrıca onun fazla kilolarıyla olan mücadelesini sekteye uğratacak davranışlardan, yönlendirmelerden kaçınılması gerek. Bilakis onun bu mücadelesine katkıda bulunacak sağlıklı beslenme ortamı ve davranışlara uymalıyız.
  • Fazla kilolar çocukların psikolojilerinde olumsuzluklara neden olmaktadır. Bu durum başarısına ve çevreye uyumunu etkilemektedir.
  • Son yıllarda çocuklarımız bir yarış atı misali devamlı stresli bir yarış ve koşuşturma ortamında. Bu ortam çocuklarımızın sağlıksız, düzensiz beslenmesine neden olmakta ve içinde bulunduğu streste yeme bozukluklarına  ( özellikle fazla ve sağlıksız beslenmeye) neden olmaktadır.

Öncelikle çocuklarımızın kilo alımına neden olan faktörleri belirlememiz ve gerekli önlemleri almalıyız.        Çocuklarımızın bu stresli koşuşturma ortamının getirileri ve götürüleri iyi değerlendirilmelidir. Onlardan beklentilerimiz, onların yapılarına uygun olmalı, onlara fazla yükler yüklememeliyiz.

Üç çocuk annesi ve çok yoğun çalışan bir anne olarak; Çalışıyorum çocuğumla/çocuklarımla yeterince ilgilenemiyorum gibi kendinizi suçlayıcı olumsuz düşüncelere girmeden, çocukların ızla uzun ama kalitesiz zaman geçirmektense, az ama kaliteli zaman geçirmenizi öneririm.



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Bel çevrenizi düzenli olarak ölçün erkeklerde 94 cm kadınlarda ise 80 cm’ nin üzerine çıktığında sağlıkla ilgili tehlike çanları çalmaya başlar.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.