Sağlıklı Sosyaller  

İlkbaharda Sağlıklı Beslenme - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > İlkbaharda Sağlıklı Beslenme




İlkbaharda Sağlıklı Beslenme

İlkbaharın ilk günlerinde, beslenme tarzımızda ufak hareketlenmeler olmaya başladı. Uzayan günler öğün saatlerimizi değiştirmeye başlarken, yazın yaklaşması ile birlikte formda olma ve zayıflama isteğimiz arttı.

Her zaman uygulanması gereken sağlıklı beslenme kurallarına dikkat!

Yılın her zamanında dikkat etmemiz gereken sağlıklı beslenme ilkelerinden ilkbaharda da vazgeçmemek daha dinamik bir bahar ve yaz geçirmemiz içiz için kesinlikle gereklidir. Sabah uyandığınızda içeceğiniz 1 su bardağı ılık su ve 1 su bardağı oda sıcaklığında su, uykusundan yeni uyanmış olan sindirim sisteminizi hareketlendirmede ve barsak sağlığını korumamız için günün ilk adımı olacaktır. Su ile uyandırdığınız sindirim sistemimize ilave, metabolizmamızı canlı tutmak için uyandıktan sonra 1 saat içinde kahvaltı etmeye özen göstermeliyiz. Kahvaltının, günümüze neşe ve dinçlik katan ve günlük rutin işlerimizde dikkat süresini ve konsantrasyon derinliğimizi arttırmada en etkili öğün olduğunu unutmamalıyız. Kahvaltıya gereken önemi her zaman her mevsimde vermeliyiz. Kahvaltıda; süt, peynir veya yumurta, tam tahıl unundan ekmek, sebze veya meyveler yer almalıdır. İçecek olarak taze sıkılmış meyve suyu, süt, açık ve mümkünse limonlu çay veya bitki çayları tercih edilebilir. Kahvaltı için vakti sınırlı olanlar ise müsli + süt veya yoğurt + yulaf +  meyve ile hızlı ve sağlıklı bir kahvaltı yapabilir.

Metabolizmamızın yavaşlaması, kilo almaya neden olduğundan istenmeyen bir durumdur. Sağlıklı beslenme ile metabolizmamızı hızlandırmak mümkündür. Az ve sık beslenme metabolizmamızı hızlandırmak ile kalmaz aynı zamanda kan şekeri düzeyini dengede tutarak kolay acıkmamızı önler. Öğünler arasında 2–3 saat olacak şekilde günde 6 öğün beslenme sağlıklı beslenmenin temelini oluşturur.

Her gün her besin grubundan besine yer verilmesi, yeterli ve dengeli beslenmenin anahtarıdır. Süt ve süt ürünleri, et grubu besinler, ekmek, pirinç, makarna gibi tahıl ürünleri ve sebze-meyve grubu her gün yeterli miktarda tüketilmeli ve besin çeşitliliği sağlanmalıdır. Sebze ve meyve çeşitlerinin yavaş yavaş arttığı bu aylarda sofraları vitamin ve mineraller açısından daha zengin hale getirmek bizim elimizde…

İlkbaharda su tüketimi ve içecekler konusunda daha dikkatli olmalıyız! 

İlkbaharda hava sıcaklığının artması ile deri yolu (ter) ile kaybettiğimiz sıvı miktarı da artmaktadır. Vücudumuzda su dengesinin sağlanması için; atılan suyun geri alınması gerekir. Günlük su ihtiyacının karşılanması için günde 8–15 su bardağı (1,5-3 litre) su içmeye özen göstemeliyiz.

Susuzluk hissi; toplam vücut suyunun %1-2’si kaybedildiğinde ortaya çıkar. Bu miktarda su kaybı; dikkat ve konsantrasyon süresini azaltabilir. Toplam vücut suyundan kaybedilen miktar arttıkça, sağlık riskleri artar ve vücuttan aşırı su kaybı komaya ve ölümlere yol açabilir. Bu nedenle, susuzluğun vücutta oluşturacağı hasarlardan uzak durmak için susamadan su içmeyi her zaman alışkanlık haline getirin.

İlkbaharda dikkat etmemiz gereken diğer konu ise içeceklerdir. Yapılan bir çalışmada, içeceklerin günlük enerji ihtiyacımızın %15-20’sini karşıladığı belirlenmiştir. Formda bir yaz mevsimi ve her zaman ince bir vücut için, gün boyunca tüketilen içeceklerin enerji değerlerine dikkat etmelisiniz. Su, çay ve maden suları enerjisi olmayan içeceklerdir. Diğer içeceklerin ise içerdikleri şeker oranına göre farklı enerji içerikleri vardır. Kilo almadan yaza merhaba demek için; asitli içecekler ve şekerli gazozların tüketim miktarlarına dikkat etmeli ve en iyi içeceğin su olduğunu unutmamalısınız.

İçeceklerin kafein miktarları da enerji içerikleri kadar önemli bir konudur. Kafein normal sınırlarda alındığında dikkati ve konsantrasyonu arttırıcı etki gösterirken, fazla miktarda alımı kalp atımının aşırı hızlanmasına ve gösterdiği diüretik (idrar yapıcı) etki ile dehidratasyona (vücuttan aşırı su kaybı sonucunda oluşan hastalık olarak tanımlanabilir) neden olabilir. Bu etkilerinden başka aşırı kafein alımı, vücutta kalsiyum gibi bazı minerallerin kullanılamamasına neden olur. Bu nedenlerle, günde 5–6 çay bardağından fazla çay ve 1–2 kupadan fazla kahve tüketmemeye dikkat etmelisiniz. Kafeinden zengin bir diğer içecek grubunun da asitli içecekler grubu olduğu unutulmamalıyız.

Bitki çayları konusunda da dikkatli olmalıyız. Basında yer alan birçok haberde sınırsızca tüketilebileceği önerilen bitki çayları da, aslında sınırlı tüketilmesi gerekir. Karışık bitki çaylarının birçoğu diüretik (idrar yapıcı) özelliğe sahip olduğundan, aşırı miktarda tüketimleri vücuttan su kaybının artmasına ve sonuçta dehidratasyona neden olabilir. Bu tür çayların günde 1–2 adetten fazla gerekir.

Doğru dondurmayı seçmenin püf noktaları… 
İlkbaharda gönül rahatlığıyla yemeye başladığımız ve tüm yaz boyunca  vazgeçilemeyen besinlerden bir tanesi olan     yiyeceklerden biri dondurmadır. Dondurma besleyici değeri yüksek özellikle kalsiyum minerali ve riboflavin vitaminden zengin bir besindir. Serinletici tadı nedeni ile ilkbaharda başlayan ve bütün yaz aylarının tutkusu olan dondurma çeşitlerinden doğru olanı tercih etmek önemlidir. Dondurma satın alırken güvenilir bir kuruluşu tercih etmek besin zehirlenmelerinden korunmak açısından önemlidir. Kilo yönetimi açısından tüketilen çeşit ve miktar da önem taşır. İki top dondurmanın yarım su bardağı süt veya yoğurt +1 porsiyon meyve kadar enerji içerdiği düşünülerek tüketim miktarına karar verilmeli ve formda kalmak için mümkün olduğunca doymuş ve trans yağ asidi düşük taze sütten üretilmiş dondurmalar tercih edilmelidir.

İlkbaharda da önemli bir konu: Alkol Tüketimi
Alkolün 1 gramı 7 kalori içerir ve emilim hızı çok hızlıdır. Tüketim zamanından itibaren kana geçip yağ deposuna geçiş süresi çok hızlıdır. Bu nedenle de aşırı alkol tüketimi sonucu kilo almamak imkansızdır. Aşırı alkol tüketimi kilo almaya neden olduğu gibi; kalp ve karaciğer sağlığınızı da tehdit eder. Alkollü içecek tüketiminde aşırıya kaçmamak genel sağlığı korumak açısından önemlidir. Az miktarda tüketildiğinde ise şarap gibi içecekler içerdikleri polifenoller sayesinde kalp sağlığının korunmasında yarar sağlar.          Alkollü içecek tüketimi; erkeklerde günde 2 birimi kadınlarda ise 1 birimi aşmamalıdır. Bir birim alkol, 1–2 şişe bira, 1–2 kadeh şarap ve 1 duble rakıya eşit düşünülebilir. 
Alkol; vücuttan su atımını arttırır, dehidratasyona neden olabilir. Bunun yanı sıra, aç karına içilen alkollü içeceklerin kan şekerinde aşırı yükselme ve ardından aşırı düşmeye (hipoglisemi) neden olduğu bilinmektedir. Alkollü içeceğin yanında mutlaka bol su içilmesi ve alkolün tok karına veya yemekler ile birlikte alınması alkolün olumsuz etkilerini minimuma indirmek açısından uygulanması kolay ve önemli bir yöntemdir.
Taze bir ilkbahar ile başlayan ve bütün yaz ve bir ömür boyu devam edecek sağlıklı günler dilerim.

Nil Şahin Gürhan



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Tok karına, yemeğin hemen üzerine de egzersiz yapmayın. Tok karna egzersiz yapmak kalp kaslarını zorlaya bilir ve sindirim sorunlarına neden olabilir.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.