Sağlıklı Sosyaller  

Ramazan'da Sağlıklı Beslenin - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Ramazan'da Sağlıklı Beslenin




Ramazan'da Sağlıklı Beslenin

11 Ayın sultanı Ramazan beslenme şeklimiz, alışkanlıklarımız, iş hayatımız kısacası yaşamımızı tamamıyla etkileyerek bu yıl da sofralarımıza konuk oluyor. Özenle hazırlanmış gösterişli ve neşeli iftar sofraları ve doping gibi kurulan sahur sofraları bu Ramazan’ da da bir biri ardına sıralanacak ve göz açıp kapayana kadar sıra bayram sofralarına gelecek.
En sağlıklı iftar sofraları, en güçlü sahur sofraları nasıl olmalı? Nelere dikkat etmeliyiz?
Orucun faydaları nelerdir?
Orucun vücudumuza bir takım faydaları vardır. Oruç bedeni dinlendirir, irademizi, kontrol etmemizi sağlar. İftar ve sahur sofralarındaki sosyal ortam, büyülü atmosfer ile birlikte, takım ruhu sosyal ve psikolojik açıdan büyük etki gösterir.
ORUÇ TUTARKEN METABOLİZMAMIZDA NELER OLUR?
Sahurda niyetlenmemiz ile başlayan gün boyu süren, açlık ve susuzluk, iftarda orucumuzu açmamız ile son bulur. Bu zaman diliminde oluşan açlıkta,  metabolizmamız; yaşama devam edebilmemizi sağlamak için çalışmaya devam eder. Ancak her zamankinden farklı olarak, gün boyunca aç olduğumuz için, olabildiğince ekonomik olabildiğince az enerji harcayarak. Metabolizma hızımız yavaşlar. Normal koşullarda metabolizmamız enerji üretebilmek için tükettiğimiz besinlerden yararlanır. Oruçluyken, gündüz bedene alınan besin olmadığı için metabolizma kendisine yeni enerji kaynakları aramaya başlar, metabolizmanın bu durumda enerji üretebilmek için ulaşabileceği kaynak bedenimizdeki depolardır. Akşama kadar aç kaldığımız süre içinde vücudumuzdan, yağ, kas ve su kaybı olur.  
İftar saatinde, orucu açtıktan yaklaşık 2–4 saat sonra sindirim ve emilim olayları başlar. Besinlerin içerisinde bulunan ve bedenimize yaşaması için gerekli olan enerjiyi sağlayan besin öğeleri –karbonhidratlar, yağlar ve proteinler- sindirim olayları ile ufak parçalara ayrılır ve barsaklarımızdan vücudumuzda kullanılmak üzere emilir.
        Vücudumuzda verilen “yeni enerji kaynakları tespit edildi” uyarısı ile karaciğer, beyin, kan ve yağ dokusu gibi bölgelerde faaliyetler başlar.
        Bu faaliyetlere paralel olarak ilk değişiklik kan şekerimizde meydana gelir ve kan şekeri yükselmeye başlar. Yağlardan oluşan öğeler ve proteinlerin yapıtaşları olan aminoasitlerinde kanımızdaki miktarı yükselir.
        Tokluk durumunda hormonlar arasında en etkili olan insülindir. İnsülinin salgılanmaya başlaması ile birlikte, vücutta depolama olayları başlamış olur. Kaslarımızda glikozlar bir araya gelerek kısa süreli enerji depomuz olan glikojeni oluşturur. İnsülin ne kadar çok salgılanırsa o kadar çok yağ depolanır. Beynimize gerekli olan enerjiyi ise beyne kan yolu ile ulaşan glikozlar sağlar.
 
 
RAMAZANDA SAHUR - İFTAR ÖĞÜNÜ:
        Ramazan ayında öğün düzeninin değişmesi ve öğün zamanlarının geç saatlere kayması, birçoğumuzun beslenme düzeni açısından girdaba girmesine neden olur.      Oruç tuttuğumuz bir ay süresince 4–5öğün beslenecek şekilde öğün düzenimizi ayarlamamız gerekir. Gün boyunca besin tüketilmediği ve gece uyku süresi de düşünüldüğünde beslenmemiz için oldukça sınırlı bir zaman kalır. Bu nedenle iftardan uyku süresine kadar geçecek zaman dilimi beslenme açısından iyi değerlendirilmelidir. Günlük ihtiyacımız olan besin maddesini almalı, yeterli miktarda su tüketmeye özen göstermeliyiz.  
Ramazanda sahuru sabah öğünü gibi düşünüp ılık ve normal su ile güne başlamalıyız. Sahurda; az yağlı beyaz peynir, haşlanmış yumurta, zeytin, tam buğday ekmeği ve çiğ sebze ile güçlü bir kahvaltı oluşturulabilir. İstenirse ılık bir süt iyi gelir. İftarda; az yağlı çorba, etli sebze yemeği, pilav, salata tüketilebilir. İftardan sonra hafif bir sütlü tatlı Ramazan’ın habercisi güllaç iyi fikir. 1 - 2 saat sonra hafif ve kompleks bir öğün olarak sınıflandırılabilecek küçük peynirli sandviçler ve 1-2 saat ara ile meyve, kuruyemiş ve süt, yoğurt gibi atıştırmalar yapılmalıdır. Her zaman önerdiğimiz gibi, sahurda da, İftarda da yavaş yemeli iyi çiğnemeliyiz.
Bütün gün açlıkla birlikte susuzluk olduğu için açken çok ve yoğun fiziksel aktivite göstermemeli kendimizi aşırı yormamalıyız. Bazı kişiler iftarı kahvaltıyla açmak isteyebilir. O zaman ya sahurda etli, sebzeli yemek ana öğünü oluşturmalı ya da İftar sonrası sebze et içeren bir ana öğün ayarlamalıyız. Bütün bir ayı hep kahvaltı tarzı atıştırmalarla geçirmek yetersiz beslenmeye bağlı bir takım sağlık sorunları oluşturur. 

Örnek Sahur- İftar Alternatif öğünleri:

  • Ayran, peynirli tepsi böreği, salata, meyve
  • Açık çay, peynir, haşlanmış yumurta, zeytin, reçel, domates, salatalık, tam buğday ekmeği
  • Yayla çorba, menemen, ekmek, salata
  • Ezogelin çorba, Sebzeli et sote, Pirinç pilavı, salata, güllaç
  • Şehriye çorba, fırın tavuk, nohutlu pirinç pilavı, zy.enginar, karpuz  


www.nildiyet.com



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Televizyon ve ya bilgisayar karşısında yemek yemeyin. Bu tarz bir beslenme şekli daha çok besin tüketmenize neden olur.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.