Sağlıklı Sosyaller  

Sağlıklı Beslenerek Kariyerinize Destek Verin - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Sağlıklı Beslenerek Kariyerinize Destek Verin




Sağlıklı Beslenerek Kariyerinize Destek Verin

SAĞLIKLI BESELENEREK KARİYERİNİZİ DESTEK VERİN

Yaşadığınız her an canlı, dinamik ve verimli olmak istiyorsanız, İş yerinde kendinizi yorgun, halsiz hissetmek istemiyorsanız sağlıklı beslenme konusundaki uyarılarımıza kulak verin.

Sağlıklı beslenme hayatın her alanında başarı sağlamada etkin rol oynar.”
Hayatın her alanında ulaşılan başarı seviyesini korumak ve kendi başarı çıtamızı yükseltmek, günümüzün modern yaşam koşullarında herkesin arzusu haline gelmiştir. Başarı eğrinizin yukarı doğru ilerlemesinde; bilgi ve beceri düzeyiniz, dikkat kapasiteniz, yaratıcılığınız, sözlü iletişim yeteneğiniz kadar önemli olan bir faktör vardır ki, bu da beslenme tarzınızdır. Beslenme tarzınız, konsantrasyon kapasitenizi, canlılığınızı, dikkat sürenizi ve hafızanızı etkileyerek, iş yaşamınızda sizi ele verir. Daha başarılı bir kariyer, ne kadar sağlıklı beslendiğiniz ile doğru orantılıdır. Yapılan bilimsel çalışmalar; dayanıklılık, prezentable görünüm ve dikkat kapasitesi ile beslenmenin ne kadar yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Kariyer basamaklarında; nefes nefese kalmadan sağlam şekilde ilerlemek istiyorsanız, sağlıklı beslenme ile ilgili önerilerimizi uygulamalısınız.
 
“Kahvaltı güzel bir günün başlangıç anahtarıdır.”
Modern iş yaşamının koşuşturmalı temposunda en çok ihmal edilen, öğünler arasındaki üvey evlat olan öğün kahvaltıdır. Birçok çalışan işe yetişme koşuşturmacası arasında kahvaltı öğününü ya atlıyor ya da sağlıksız besinlerle geçiştiriyor. Fakat kahvaltı güne başlama şeklini, hissedilen canlılığı ve dikkat kapasitesini birebir etkiler. Gece boyunca yaklaşık 8-10 saat aç kalan vücudumuzun toparlanması ve metabolizmamızın uykusundan uyanması için kahvaltı öğünü kesinlikle gereklidir. Uyandıktan hemen sonra içeceğiniz 1 su bardağı ılık su ve 1 su bardağı oda sıcaklığında su, sindirim sisteminize daha kolay günaydın demenizi sağlarken, hemen ardından yapacağınız sağlıklı bir kahvaltı, gün boyuna sürecek iş temponuzda en büyük destekçiniz olacaktır. Uyandığınızda, gece boyu süren açlık nedeni ile kan şekeri oldukça düşüktür. Kan şekerinin düşüklüğü, halsizlik, yorgunluk ve dikkatsizlik gibi olumsuz durumlara neden olur. Oysa kahvaltı yapmayı alışkanlık haline getirerek, öğle saatlerine kadar dikkat yoğunluğunuzu sürdürebilir ve kendinizi canlı ve mutlu hissedebilirsiniz. 1-2 dilim peynir, birkaç tane zeytin, taze sıkılmış meyve suyu, taze çiğ sebze ve birkaç dilim tam buğday unundan ekmek ile yapacağınız kahvaltı, kolayca acıkmanızı engelleyecek yani kan şekerinizin dengede olmasını sağlayacaktır. Kahvaltı için çok az vaktiniz varsa, öğünü atlamak yerine bir peynirli sandviç veya süt ile tüketebileceğiniz tam tahıllı kahvaltı gevrekleri veya müsliyi tercih edebilirsiniz.

“Ara öğünleri ihmal etmek, kendinizi ihmal etmek demektir.”
Sağlıklı beslenme de, önemli diğer başarı anahtarlarından biri de, az ve sık beslenmektir. Sağlıklı besinlerle, az ve sık beslenmenin vücut yağının artışına dur dediği ve prezantabl görüntünüzü korumada size destek sağladığı bilimsel çalışmalarca da gösterilmiştir. Üç ana öğünün yanı sıra, üç ara öğün tüketmeye özen göstermeniz önemlidir. Ara öğünlerin, vücut yağının artışını önleme de olan yararlarının yanı sıra, iş performansına da etkisi vardır. Yoğun iş temposu içinde öğünler arasında kan şekeri düşmeye başlar. Kan şekerinin düşmesine orantılı olarak, konsantrasyonunuzda ve dayanıklılığınızda da düşme gözlenecektir. Bu nedenle öğünler arasında bir porsiyon meyve veya bir küçük sandviç tüketin, performansınızla herkesi kendinize özendirin…

“Takım elbiseli şişmanlığa son.”
Gün boyu süren toplantılar ve koşuşturmalar arasında fiziksel aktivite ve enerji alımınıza dikkat edemiyorsanız, siz de er ya da geç ceketinizin düğmeleri ile problem yaşamaya başlayabilirsiniz. Takım elbiseli şişmanlığın en büyük sebepleri; oturarak çalışma, çalışırken yapılan sağlıksız atıştırmalar ve iş dünyasında geç başlayan, uzun süren ve yemek ve alkol çeşitlerinin fazla olduğu yemekli/alkollü toplantılardır. Yaşam standartlarında yapılacak birkaç ufak değişiklik ile takım elbiseli şişmanlıktan korunulabilir ve yaşam kalitesi arttırılabilir. Atıştırmalık olarak yağ ve karbonhidrat içeriği yüksek ve besin kalitesi düşük besinler yerine meyve tercih etmeye başlamanız, enerji alımınızı azaltmakla kalmaz, alacağınız vitaminler sayesinde çalışma temponuza adaptasyonunuzu da arttırır. İş toplantılarında tüketeceğiniz alkol miktarını 2 birimin altında tutmanız, yoğun alkollü içecekler yerine daha hafif olan içecekleri tercih etmeniz ve kızartma türü yiyecekler yerine sebzeleri ağırlıklı olarak tercih etmeniz, takım elbise bedeninizin büyümesini engeller. Şişmanlığın en büyük sebeplerinden biri de, genelde oturarak çalışılması nedeniyle yeteri kadar enerji harcanamamasıdır. İş hayatınızın çoğunluğu oturarak geçiyorsa ve fiziksel aktivite yapmaya vaktim olmuyor diyorsanız, birkaç basit uygulama ile hareketinizi arttırabilirsiniz. Asansörden 2 kat önce inmek, yürüyen merdivenlerle vedalaşmak, iş yerinde verilen molalarda mümkün olduğunca hareketli olmaya çalışmak ve hafta sonunda spor yapmak için kendinize birkaç saat ayırmak, sağlıklı ve başarılı bir iş yaşamını kendinize çekmekte önemli yarar sağlar.

“Meyve ve sebze tüketiminizi arttırın… Ama mevsim meyve ve sebzelerine yönelerek…”
Meyve ve sebzeler, vitamin, mineral ve antioksidan içerikleri ile sağlığı koruma faaliyetlerinin ve kilo yönetiminin ayrılmaz parçalarıdır. Yaşam kalitesini ve çalışma performansını azaltan; diyabet, kalp hastalıkları, yüksek kolesterol, hipertansiyon ve bazı kanser türlerinden korunmanın en doğal yolu, günde 5-9 porsiyon çiğ meyve ve sebze tüketmektir. Porsiyon sayısını fazla bulduysanız, diğer sağlıklı besinler yanında her öğün salata tüketmeyi ve ara öğünlerinizde meyvelere yer vermeyi deneyin. Bu şekilde beslenerek, aslında meyve ve sebze tüketmenin sanıldığı kadar da zor olmadığını göreceksiniz. Meyve ve sebzeleri tüketirken, mevsiminde olanlara beslenme planında yer vermenin de ayrı bir önemi olduğunu unutmamalısınız.

“Performansınızın düşmemesi için, susamadan su için.”
Vücutta su dengesini korumak, sağlıklı bir yaşam ve başarılı bir iş hayatı için oldukça önemlidir. Vücutta su dengesinin korunabilmesi için sıvı kaybına eşit miktarda su tüketmek gereklidir. Terleme, solunum ve idrar atımı ile vücuttan su kaybı gerçekleşirken, su alımı ise, sıvı tüketimine ve yiyeceklerle alınan suya bağlıdır. İnsanlar, genelde su içmek için susamayı beklerler. Fakat aşırı susuzluk hissi vücuttaki suyun %3’ü kaybolduğunda gerçekleşir ki, performans kaybı vücuttan %1 su kaybı gerçekleştiğinde başlar. Bu nedenle, susuzluk hissi olmasa da su tüketmeye özen gösterilmelidir. Özellikle yaza girdiğimiz bu dönemde ve yaz aylarında terlemeye bağlı olarak vücuttan sıvı kaybı artar. Susuzluğa bağlı konsantrasyon ve performans kaybı yaşamamak için, günde 2-3 litre su içmeye özen göstermelisiniz.

“İçecekler önemli bir konudur… Özellikle de yaz mevsimi geldi ise!”
Günümüzde piyasada yer alan içeceklerin çoğu şeker ve kafein yüklü olduğundan dolayı, doğru içeceği seçmek son derece önemlidir. Özellikle yaz aylarında artan sıvı tüketimine bağlı olarak seçilen içeceğe ve tüketilen miktara dikkat etmek gerekir. Kafein, doğru miktarda alındığında canlandırıcı etki gösterirken, aşırı miktarda almak vücuttan sıvı atımının artmasına yol açar. Asitli içeceklerin çoğu kafeinin yanı sıra, basit şeker içeriği de yüksek içeceklerdir ki, bu tür içecekler kalori alımını da arttırır. Meyve suları, yaz aylarında sıklıkla tercih edilen bir diğer içecek türüdür. Fakat bazı meyve sularının şeker içeriği yüksektir, ayrıca raflarda bekleme sonucu vitamin kaybı vardır. Bu nedenlerden dolayı, taze meyve sularının tercih edilmesine, günlük tüketilen çay miktarının 4-5 fincanı ve kahve miktarının 2-3 kupayı aşmamasına dikkat edilmelidir. Asitli içecekler tercih edilecekse, haftada 1-2 defa şekersiz olanların tercih edilmesi daha uygundur. Kültürümüze uygun ve sağlık dolu bir diğer içecek ise, ayrandır. İçerisine buz katılan bir ayran, yaz aylarında da rahatlıkla tercih edilebilecek en sağlıklı içecektir.

“Güneş görmeyen çalışanların, kemikleri güçsüz kalır.”
Güneşin yaşamımızın her alanında ne kadar büyük etkisi olduğu gayet iyi bilinmektedir. Güneş ışınları, dünyanın devamlılığını sağlamasının yanı sıra, kemik sağlığının da devamlılığını sağlamaktadır. İnsan derisi, güneş ışınlarının bir çeşidi olan ultraviyole ışınlar sayesinde, D vitamini sentezi yapar. D vitamini, kalsiyum mineralinin kemiklere taşınmasını sağlar ve kemikler güçlü bir yapı alır. İş yaşamında uzun dönemli hareketlilik ve kemik sağlığı için haftada 1-2 defa 10-15 dakika süresince güneş ışığı ile cildi buluşturmak yeterli olacaktır. Güneşle birebir temas D vitamini sentezlenmesini sağladığı için güneşlenme cam arkasından yapılmamalıdır. Yaz aylarında güneşle buluşma daha sık gerçekleştiği için, yeterli D vitamini sentezlemek daha kolaydır. Fakat cilt sağlığı için güneşin dik geldiği saatlerin tercih edilmemesi önemlidir.

“Balık tüketimini arttırmanın tam vakti…”
Yaz ayları ile birlikte balık tüketiminin de arttığı bilinen bir gerçek. Balık eti, düşük enerji ve doymuş yağ içeriğinin yanı sıra, A vitamini, fosfor ve omega-3 yağ asitleri nedeni ile son derece sağlıklı bir besindir. Omega-3 yağ asitleri, kalp sağlığı ve bilişsel performans açısından oldukça önemlidir. Kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkileri dışında, omega-3 yağ asitleri bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde ve hafızanın güçlenmesinde olumlu etkilere sahiptir. Haftada en az 1-3 kez balık tüketiminin sağlanması, omega -3 yağ asitlerinin ve diğer yararlı aktif bileşenlerin vücuda alınması için önemlidir. Daha güçlü bir hafıza ve daha sağlıklı bir beden için, ızgara, buğulama veya fırında pişirilmiş olan balık türleri tercih edilmelidir. Çünkü kızartma metodu ile pişirilen balığın omega-3 içeriği azalmaktadır. Bu yaz sıklıkla balık tüketme alışkanlığı kazanarak ve bu alışkanlığı yıl içerisine taşıyarak, omega-3’ten zengin diğer besin kaynakları olan fındık, fıstık, badem ve cevize de beslenme planında yer vererek, kısa zamanda sağlığınızda ve iş performansınızda yaşayacağınız olumlu gelişmelere tanık olacaksınız.

 
“Çalışanlarınızın sağlıklı beslenmesini sağlayın, şirketiniz ivme kazansın.”
Sağlıklı beslenme; yeterli ve dengeli beslenme anlamına gelir. Sağlıklı beslenme ile genel yaşam kalitesi artar. Yaşam kalitesinin artması, iş hayatına da olumlu şekilde yansır. Yapılan birçok bilimsel çalışma, çalışanların sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile şirketin performansı arasında pozitif ilişki olduğuna dikkati çekmektedir. Sağlıklı beslenen çalışanlarda dikkat kapasitesinin ve çalışma performansının arttığı, çalışma sürelerinin uzadığı ve iş kazaları riskinin azaldığı bilinmektedir. Sağlıklı beslenme; bir bütün olduğu düşünüldüğünde, iş yerinde sağlıklı besin tüketiminin yeterli olmadığı, ev ortamında da çalışana sağlıklı beslenme fırsatı verilmesi gerektiği ortaya çıkar. Bu nedenle, şirkette yer alan her tür çalışanın sağlıklı beslenmeyi öğrenmesi ve bu ilkeleri yaşamına adapte etmesi gerekir.

Günümüzde hızlı yaşam, iş temposuna iyi ayak  uydurmak, hatta bu temponun öncüsü olmak istiyorsanız sizi fiziksel ve psikolojik olarak güçlü kılacak sağlıklı beslenmeye gerekli önemi verin. 

Sağlıklı günler dilerim

Nil ŞAHİN GÜRHAN
Beslenme ve Diyet Uzmanı
www.nildiyet.com



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Tok karına, yemeğin hemen üzerine de egzersiz yapmayın. Tok karna egzersiz yapmak kalp kaslarını zorlaya bilir ve sindirim sorunlarına neden olabilir.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.