Sağlıklı Sosyaller  

Kış Aylarında Sağlığınız Ne Renk? - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Kış Aylarında Sağlığınız Ne Renk?




Kış Aylarında Sağlığınız Ne Renk?

Kış aylarının kendine has güzellikleri arasında kimi zaman fark etmeden hastalanır veya halsiz ve mutsuz olduğumuzu hissederiz. İçimizden hiçbir şey yapmak gelmez. Böyle durumların üstesinden gelmek için rengârenk beslenmeyi denemeliyiz.
Sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesi çok önemlidir. Çünkü mevsiminde tüketilen sebze ve meyvelerin vitamin, mineral ve antioksidan içerikleri çok daha yüksektir. Sağlığı korumak ve özellikle kış aylarını hastalanmadan enerjik bir şekilde noktalamanın bir diğer önemli noktası ise farklı türde sebze ve meyve tüketmektir.
Farklı renklerde sebze ve meyve tüketmek önemlidir çünkü her sebze ve meyvenin kendine has özellikleri vardır ve her sebze ve meyvenin vitamin, mineral ve antioksidan içeriği birbirinden farklıdır. Sofranız sebzeler ve meyveler açısından rengârenk olduğunda bütün vitaminleri, mineralleri ve antioksidanları yeteri kadar almış oluruz.
Kış aylarında rengârenk sofranızda yer alacak ve bu şekilde sizi daha sağlıklı ve genç yapacak sebze ve meyveleri şimdi yakından tanımaya ne dersiniz?
SOFRANIZDAKİ GÖKKUŞAĞI
Turuncular:
Kış ayları boyunca turunçgiller, havuç ve bal kabağı soframızı ziyarete gelir. Soframızda kış süresince yer alan turuncu sebze ve meyveler A vitamini öncüsü ve güçlü bir antioksidan olan beta karotenden zengindir. Beta karoten antioksidan etkisi ile yaşlanma etkilerini yavaşlatır ve kanser gibi oksidanlara bağlı hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Ayrıca turunçgiller C vitamini açısından da zengindir. C vitamini bağışıklık hücrelerinin yapımında görev aldığından ötürü bizi hastalıklara karşı koruyan bir vitamindir. Ayrıca C vitamininde antioksidan etkileri mevcuttur. Yalnız C vitamini vücutta depolanamaz bu nedenle besinler ile düzenli olarak her gün mutlaka alınması gereklidir.
Beyaz ve açık yeşiller: Çatılarımıza kar tanelerinin düştüğü bu mevsimde sofralarımıza da beyaz ve açık yeşil bazı sebzeler konuk olur. Karnabahar, lahana ve Brüksel lahanası kış boyunca tazeliklerini ve lezzetlerini koruyan sağlıklı sebzelerdir. Folat, A vitamini, manganez ve potasyum içerikleri ile bu sebzeler kalp-damar sağlığının korunması açısından da çok önemlidirler. Kükürt içerikleri ve birçok fitokimyasaldan zengin olmaları nedeni ile kansere karşı koruma sağlayan ve vücudumuzu zararlı atıklardan temizleyen lahana ailesinin özellikle kolon kanserine karşı koruma sağladığı belirlenmiştir. Ayrıca düzenli olarak Brüksel lahanası tüketen kişilerde kolon kanserine yakalanma riski yaklaşık %50 azalırken, karaciğer kanserine yakalanma riski de 3’te 1 oranında azalmaktadır. Beyaz-açık yeşil görüntüleri ile lahanalar, aynı zamanda gaz yapıcı özelliktedirler. Pişirme ile bu özellikleri azalır. Sarma, dolma gibi yemeklerde, salata ve çorbalarda sıklıkla karşımıza çıkan lahanaları et yemeklerinin yanında garnitür olarak da servis etmek mümkündür. Sağlığınıza sağlık katacak bu sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin.
Koyu yeşiller: Koyu yeşil renkleri ile sofralarımıza ayrı bir renk ve sağlık katan pazı, roka, brokoli ve ıspanak gibi kış sebzeleri beslenmemiz açısından son derece önemli rollere sahiptir. Ocak aylarının sonlarına kadar az miktarda olsa da ulaşabildiğimiz semizotu sebzesi de bu grupta yer alır. Koyu yeşillerin en büyük ortak özellikleri posa ve folik asitten zengin olmalarıdır. Kabızlığın kış aylarında daha sık gözlenen bir sağlık sorunu olduğu düşünülürse, koyu yeşil sebzeler ile alınan posanın önemi daha iyi anlaşılır. Folik asit ise vücutta gerçekleştirdiği hayati roller sebebi ile her yaşta önemlidir. Folik asit, bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin yanı sıra, genetik kodlamalarda da rol alır. Bu önemli görevi nedeni ile gebe kadınlar için ayrı bir önem taşır. Gebe kalmadan önce ve gebeliğin ilk aylarında folik asidin yetersiz alınması bebeğin nöral tüp defekti adı verilen sorun ile doğmasına yol açar. Bunların dışında koyu yeşil yapraklı sebzeler birçok vitamin ve mineralden de zengindir. Ispanak demir minerali açısından da zengindir. Fakat içerisinde bulunan demir vücutta zor kullanılan demir çeşididir. Ispanak yemeği tüketirken içinde yer alan demirden daha fazla yararlanmak adına yapmanız gereken yemeğin yanında taze portakal suyu, domates, patates püresi gibi C vitamininden zengin bir besin kaynağı tüketmek ve az miktarda da olsa et çeşidi tüketmektir. Bu şekilde düzenlenmiş bir karışım öğün ile ıspanaktaki demirden maksimum yararlanmış olursunuz. Semizotu ise omega-3 içeriği ile dikkat çeker. Omega-3 bildiğiniz gibi kalp ve damar sağlığı açısından oldukça önemlidir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler ile ilgili en sık yapılan beslenme hatası bu sebzelerin saplarını ve köklerini atmaktır. Oysa akar su altında iyice yıkandıktan sonra bu kısımlarında yemeklere eklenmesi veya salatalarda çiğ olarak tüketilmesi sağlık açısından önemlidir.
Toprak altından gelen beyazlar-kırmızılar ve sarılar: Kış mevsiminde kök sebzelerde beslenmemizde önemli yer tutar. Turp, kereviz, yer alması ve patates gibi sebzeler ile kış sofralarımıza lezzet ve sağlık katabiliriz. Kök sebzeler birçok vitamin ve mineral içerir. Ayrıca içeriklerinde bulunan antioksidan öğeler ile vücudumuzu serbest radikallere karşı güçlü hale getirirler. Kışın antioksidanların düzenli alımı kendinizi enerjik hissetmenizi sağlar. Patates potasyum ve C vitamini içeriği ile son derece sağlıklı bir sebzedir. Özellikle ishalin beslenme tedavisinde içerdiği nişasta ile önemli roller oynar, aynı zamanda ishal ile kaybedilen potasyumun geri kazanılmasını sağlar. Patatesin C vitamini içeriğinin kabuğa yakın kısmında bulunduğu unutulmamalıdır. Soğan ve sarımsakta kış ayının vazgeçilmez sebzelerindendir. İçerdikleri kükürtlü bileşenler sayesinde soğan ve sarımsak antibiyotik özelliğe sahiptir. Bunun dışında kış boyunca haftada 2–3 kez 1–2 diş çiğ sarımsak tüketerek kalp sağlığınızı korumak adına bir adım daha atabilirsiniz.



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Karbonhidrat, protein ve yağdan dengeli ürünler tüketerek öğününüzün glisemik indeksini azaltın.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.