Sağlıklı Sosyaller  

Sonbahar Detoksuyla Bahar Yorgunluğu Yaşamayın - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Sonbahar Detoksuyla Bahar Yorgunluğu Yaşamayın




Sonbahar Detoksuyla Bahar Yorgunluğu Yaşamayın

Mevsim değişimleri genel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yapıyor; yorgunluk, halsizlik, isteksizlik gibi. Havaların serinlemesi, günlerin Kısalması, hareketin azalması, iştahımızı, hayat kalitemizi ve çalışma tempomuzu da etkiliyor. Tüm bunların üstesinden gelmenin en etkili yolu ise beslenmede yapılacak yenilikler 1 haftalık, sonbahar detoksu

 Kahvaltıdan önce 1 su bardağı ılık su ardından 1 su bardağı soğuk su

Sabah 1 haşlanmış yumurta 1 dilim peynir 12 dilim ekmek Bol yeşilbiber, maydanoz, nane

Kuşluk 1taze incir 3 ceviz (taze ceviz olursa daha iyi olur)

 Öğle yemeği Kırmızı mercimek çorbası Sebzeli et sote Bol salata (az zeytinyağı ilaveli)

İkindi- 1 30 taze fındık 15 çekirdekli iri siyah üzüm

 İkindi- 2 1 su bardağı süt

'Akşam 1 orta boy ızgara balık 1 dilim ekmek Bol salata (az zeytinyağı ilaveli)

Gece öğünü 2 taze mürdüm eriği.

Sonbahar ve ilkbaharda mevsim dönüşümleri kişiyi hem yorgun düşürüyor hem depresif ruh haline sokuyor. Sağlıklı beslenme ve beslenme sistemimizde yapacağımız ufak değişikliklerle güz bitkinliğinden kurtulmak mümkün, işte diyetisyen Nil Şahin Gürman'ın bu konuda ilaç gibi gelecek önerileri:

Su içme alışkanlığı kazanın: Hâlâ su içme alışkanlığı kazanmadıysanız artık yeter, ekim detoksunu fırsat bilip, susamasanız da su için. Günde 8-15 su bardağı su kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak ve mevsim değişikliklerine bağlı oluşabilecek sindirim sistemi problemlerini çözecektir.

C vitaminini yeterli ve düzenli tüketmeyi ihmal etmeyin: Bahar mevsiminde tüketimine en çok dikkat etmemiz gereken vitamin C vitaminidir. Yemeklerinizde C vitamininden zengin olan yeşilbiber, kuşburnu, maydanoz gibi besinleri ve C vitamininin kaynağı olan taze sebze ve meyveleri her zaman yiyin.

Kafein tüketiminde çok serbest olmayın: Sonbaharda, havalann soğuması, günlerin kısalması, gecelerin uzaması ile birlikte soğuk içecekler yerini sıcak içeceklere bırakır. Sabah uyanabilmek veya gün içerisinde yorgunluğu yenmek gibi birçok değişik nedenle sebep yaratarak, öğleden sonra beş çayında ve uzun akşam sofralarında da bol bol tükettiğimiz çay ve kahve tüketimini kontrol altında tutmalıyız. Bahar yorgunluğu ile savaşmak için aşırı kafein tüketmek yanlış bir uygulamadır. Çünkü kafein aşın alındığında kalp çarpıntısına ve vücuttan su kaybına neden olabilir. Az miktarda kafeinin uyarıcı etkisi olduğu doğrudur fakat abarttığınız zaman faydadan çok zarar getirir.

Yeterli, dengeli ve kendi içinde düzenli beslenmeyi ekim detoksuyla pekiştirin: Az az ve sık sık beslenin. Düzensiz beslenme ve uzun süreli açlıklar kan şekerinin dengesiz yükselmesi ve düşmesine neden olur, bahar yorgunluğunu had safhalara getirir. Günde 6 öğün beslenmeye ve gün içerisinde 4 saatten uzun aç kalmamaya özen gösterin. 

 Doğal, yöresel ve mevsiminde olan yiyecekleri tüketin: Yiyecekleri mevsiminde, bulunduğunuz ortamda yetişen yöresel ve katkı maddesi içermeyen doğal olanlanndan tercih edin. Yiyeceklerdeki katkı maddelerinin miktarı ve yoğunluğu ölçüsünde sindirim zor olmaktadır. 

Doğal baharatlan sofranızdan eksik etmeyin: Mide probleminiz yoksa yemeklerde kırmızıbiber ve karabiber kullanmanız metabolizma hızınızı arttırmanın yanında tuz tüketimini azaltmanıza yardımcı olur ve ödem problemi yaşamanızı engeller. 

Kıpırdayın: Açık havada en az yarım saatlik orta tempoda yürüyüşler yapın ve oksijen kapasitenizi yükseltin. Gün içinde de ofabilecek en yüksek seviyede hareketli olmaya çalışın.

Düzenli ve yeterli uyuyun: Kaliteli ve yeterli uyku günü verimli yaşamanızı kolaylaştırır.



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Değiştirmek istediğiniz beslenme alışkanlıklarınızı bir post-it'e yazın ve her zaman görebileceğiniz bir yere asın. Örn. ; su içmeliyim.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.