Sağlıklı Sosyaller  

Doğal Beslenmek İçin Köyde Yaşamak Gerekmiyor - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Doğal Beslenmek İçin Köyde Yaşamak Gerekmiyor




Doğal Beslenmek İçin Köyde Yaşamak Gerekmiyor

Şu sıralar şehirde yaşayanlar arasında , doğal hayat trendi giderek yükseliyor . Sırf sağlıklı beslenebilmek adına işi gücü bırakıp köye yerleşmeyi düşününler bile var . Oysa şehirdeki büyük marketlerde , sütünden yumurtasına en az köydeki kadar doğal ve organik ürünler bulmak Sağlıklı beslenmek için beş temel besin grubu yiyeceklerini hergün tüketmemiz gerekiyor : Birinci grup , et grubu : et , tavuk , balık içerir . İkinci grup , ekmek grubu : Pilav , makarna , çorba , börek gibi karbonhidrat içerir . Üçüncü grup , süt ve yoğurt grubu . Dördüncü grup . sebze grubu . Beşinci grup meyve grubu . Hergün ölçülü bir şekilde tüm bu gruplardan tüketmemiz gerekir . GÜÇLÜ bir bağışıklık sistemi , hastalıklardan korunmak için çok önemli . Bağışıklık sisteminin güçlü olması da sağlıklı beslenmeyle mümkün olabiliyor . Güçlü olmak için , çocuklarımız da kendimiz de bol bol meyve sebze , süt ürünleri , proteinler tüketiyoruz ama kimi zaman gıdalarla ilgili çıkan olumsuz haberler keyfimizi kaçırıyor , özellikle anneler bu konuda çok endişeli . Meyve ve sebzelerdeki tarım ilacı kalıntıları , GDO ' lu tohumlar , antibiyotikli sütler , mısır şurubu içeren ballar , hastalıklı etler , hormonlu tavuklarla ilgili söylentilerin ardı arkası kesilmiyor . Peki ama içinde bulunduğumuz durum gerçekten bu kadar paranoyak olmayı gerektiriyor mu ? Tükettiğimiz günlük gıdalar gerçekten sağlıksız mı ? İşi gücü bırakıp , dağ başındaki bir köye gidip orada mı yaşamalıyız ? Doğal ve sağlıklı beslenmeyle ilgili sorularımızı , Beslenme ve Diyet Uzmam Nil Şahin Gürhan ' a sorduk . Bağışıklık sistemimizin güçlü değerlerini kaybetmemeliyiz . Alışveriş yaparken üretim ve tüketim tarihlerine , son kullama tarihlerine mutlak dikkat edelim . " Üzerinde doğal yazan her gıda gerçekten doğal mı ? diye sorduğumuz Gürhan bu konuda ise şu bilgileri veriyor : " Bilinen ve güvenilen markalar ise doğal olmalarına güvenmeliyiz . Doğal ürün demek , mevsiminde doğa şartları içerisinde üretilen üründür , organik ürün ise hiçbir tarım ilacı kullanılmadan üretilen ürünlerdir , tavsiyemiz doğal ve mevsiminde olan ürünlerden yanadır . Ülkemizde birçok besin iklimimiz gereği doğal üretim ve iyi beslenmeye yakın özelliktedir . NE KADAR TUZ VE ŞEKER ? ORGANİK ÜRÜNLER ŞEHİRDE DE VAR Bazı annelere göre şehirde yaşayıp da sağlıklı beslenmek pek mümkün değil . Çünkü şehirde satılan meyvesinden sebzesine , sütünden yumurtasına pek çok gıdamn doğal olmadığım düşünüyorlar . Oysa yaşadığımız şehirlerdeki marketlerin raflarında son derece sağlıklı organik ürünler de satılıyor . Bugün büyük marketlere gittiğinizde özellikle sebze ve meyve konusunda organik ürünlere ayrı standlar açılırken , süt ve süt ürünleri konusunda da geniş bir organik ürün yelpazesi sunuluyor . Üstelik bu ürünlerdeki fiyat farkı da çok yüksek değil . Yumurta ve tavuk konusunda da markaların organik yarışı giderek hızlanıyor . Kuru bakliyat , un , piriç , mercimek gibi temel gıdaların yam sıra zeytin , tahin , pekmez ve ballar da organik rafların önde gelen ürünleri arasında yer alıyor . Beslenme Uzmam Nil Şahin Gürhan mevsiminde ve yöresinde yetişen sebze ve meyvelerle beslenmeye özen göstermemimizi söylüyor : " Yiyecekleri alırken ve aldıktan sonra saklama kurallarına özellikle dikkat etmeli ve besinlerin Günümüzde en çok tartışılan gıdaların başında ise tuz ve şeker geliyor . Bunları beslenme düzenimizden tamamen çıkaralım mı ? Çocuklar konusunda nasıl davranmalıyız ? Bir çocuğu hiç şeker ve çikolata yedirmeden büyütmek mümkün mü ? diye sorduğumuzda ise Nil Şahin Gürhan ' ın yanıtı söyle oluyor : " Doğal davranmak , sağlıklı beslenmede en büyük ve kalıcı başarı sağlamamız için birinci kuraldır . Yani çocuklarımızı normal tuz seviyesine alıştırmalıyız . Bununla birlikte su içmesini özellikle alışkanlık haline getirmeliyiz . Tatlı ihtiyacım ise mümkün olduğunca meyve tüketimi ile yine alışkanlık haline getirerek doğal beslenmesini sağlamalıyız . Şeker ve çikolataya karşı da nötr davranmalı , tepki göstermemeliyiz . Sağlıklı beslenme alışkanlıkları yanında ölçülü bir şekilde tatlı ve çikolata yemenin zararı yok , aksine faydası var . Çikolatasız ve tatlısız yetişen çocuklarda ileriki yaşlarda çikolata ve tatlıyı keşfedince bağımlılık olmasını da engellemiş oluruz . Sağlıklı ve yeterli beslenen çocuk her zaman tok ve enerjik olur . Burada bir ayrım yapmalıyız ; Çikolata sağlıklı bir abur cuburdur . Tok karnına olmak şartıyla çocuğunuza çikolata verebilirsiniz , ancak kesinlikle tek başına aç karnına verip karnını çikolatayla doyurmamalıdır . Bisküvi ve gofret , doymuş yağ oram ve katkı maddesi içerdiği için minimum dozda ve seyrek olarak tüketilmelidir . " olması için sağlıklı beslenmenin olmazsa olmaz bir gereklilik olduğuna dikkat çeken Gürhan , gıdalarla ilgili söylentilere çok fazla itibar etmemek gerektiğini belirtiyor : " Çocuklarımızın büyüme dönemi bir daha yaşanmayacak kadar özel bir dönem ve bu dönemde sağlıklı beslenmesi herşeyden önemli . Günümüzde çıkan yiyeceklerle ilgili birçok söylenti çocuklarımızı yönlendirmemen ve dengeli beslememizi engellememeli . Temel besin gruplarını içeren dengeli bir beslenme şekli , güçlü ve sağlam bir temel oluşturmamızı sağlar . Temel beslenme içerisindeki birtakim GDO ' lu ya da hormonlu yiyeceklerin olması bütünün gücünü bozmaz . " PİŞİRİRKEN BESİN DEĞERİ KAÇMASIN Evde yemek yaparken özellikle saklama ve pişirme tekniklerinin de besin değerinin korunması açısından çok önemli olduğuna dikkat çekiyor Gürhan : " örneğin salata ya da meyve suyu tüketileceği an hazırlanmak . Zeytinyağı ve taze limon suyu son dakika eklenmelidir . Yemekler yapılırken yağ yakılmamalı ya da kavrulmamalıdır . Makarnayı az suda haşlamalıyız , yani suyunu dökmemeliyiz . Pilav yaparken kesinlikle kavurmamalıyız ve su dengesini ona göre ayarlamalıyız . Baharatlar midenizde sorun yoksa sık kullanılabilir . Kırmızı ve karabiber metabolizmanızı hızlandıran , yemeğe de daha az tuz koymanızı sağlayacağı için sağlıklı lezzet arttıran alternetiflerdir . Zencefil , nane , kekik , et yemeklerinde kullanılan , lezzeti arttıran , sindirimi kolaylaştıran baharatlardır . Tarçın ise meyve , yoğurt , süt ve sütlü tatlılara ilave edeceğimiz tok tutan güzelliklerdir . "



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Et ve et ürünlerinin pişirilme sıcaklıkları önemlidir, tam olarak pişmiş olduğundan emin olmadığınız etleri tüketmeyin.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.