Sağlıklı Sosyaller  

Probiyotiklerin Gücü Adına - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > Probiyotiklerin Gücü Adına




Probiyotiklerin Gücü Adına

NİL ŞAHİN GÜRHAN

NİLLE DİYETLİ GÜNLER nil@nildiyet.com

Probiyotik bakteriler en sağlam dostumuz...

SAĞLIĞIMIZ söz konusu olduğunda probiyotiklerin ve prebiyotiklerin önemi büyük. Çünkü egzamadan

depresyona, kronik yorgunluktan hazımsızlığa kadar pek çok rahatsızlığa iyi geliyor.

PROBİYOTİK BAKTERİLER EN SAĞLAM DOSTUMUZ

'Probiyotikler' vücudumuzda üretilen ve dışardan yiyeceklerle aldığımız canlı bakteri ve mayalardır.

Bakteri deyince hemen korkmayın çünkü vücudumuzda hem iyi hem de kötü birçok bakteri türü

vardır. Üstelik probiyotikler sağlığımızı koruyan ve geliştiren dost bakterilerdir. Yararlı bakterilere

katkı sağlar, zararlı olanlara karşı vücudumuzdan yana saf tutar. 'Prebiyotikler' ise vücudumuz

tarafından sindirilemeyen, probiyotik bakteriler tarafından sindirilebilen lifli karbonhidratlardır.

Bunlar probiyotik bakterilerin temel besinleridir. Probiyotik bakterilerin yararlı olması için her gün

mutlaka almalıyız.

BİRLİKTE TÜKETİLMELİ

Prebiyotikler, probiyotik bakterilerle sinerjik olarak çalışırlar. Prebiyotikler olmadan probiyotik

bakteriler gelişemez ve faydalı etkinliklerini gösteremezler. Probiyotik ve prebiyotik içeren yiyecekleri

düzenli ve yeterli miktarda her gün tüketmeliyiz. Böylece, vücudumuzda bulunan yararlı bakterilere

katkı sağlayıp, zararlı olanlara karşı vücudumuzun savunmasını da arttırmış oluruz.

ZAYIFLAMAYI KOLAYLAŞTIRIR

Tüm bağışıklık sistemimizin yüzde 70-80 kadarının bağırsaklarda bulunduğunu biliyor muydunuz?

Hasta olmamıza sebep olan kötü bakterilerle savaşırken probiyotik bakteriler en sağlam

yardımcılarımızdan. Bağışıklık sistemimizin düzgün çalışmasına yardımcı olur. Probiyotik bakteriler ve

prebiyotikler zayıflamamızı kolaylaştırır, kilo almamızı engeller. Probiyotik bakteriler diyetle alman

yağların emilimini azaltıp, besinlerden daha az kalori toplamanızı sağlar. Aynı zamanda tokluk

hormonu salgısını teşvik eder. Prebiyotikler ise yemek alımı sonrası tokluk hissini arttırırlar. Mide

tarafından üretilen açlık hormonunu azaltırlar. Kan şekerinin kontrolüne yardımcı olurlar ve insülin

direncini azaltırlar.

DİĞER FAYDALARI...

Sindirim sisteminde sağlıklı bir bakteri dengesi oluşturur. İshal, kabızlık ve hazımsızlık gibi

problemlerin iyileşmesinde pozitif etki sağlar. Kolesterol seviyesinin düşmesinde etkilidir. Kan

şekerinin düzenlenmesine yardımcıdır. Vücudumuza giren zararlı bakteriler ve mantarlarla savaşır.

İdrar yolu enfeksiyonlarını önler ve tedavi sürecinde pozitif etki sağlar. Antibiyotiğin yan etkilerini

azaltır. K vitamini ile B grubu vitaminlerinin üretimini sağlar. Laktoz ve protein sindirimini kolaylaştırır.

Akne, egzama gibi cilt rahatsızlıklarına iyi gelir. Depresyon ve kronik yorgunluk tedavisine yardımcıdır.

Toksik maddelerin ve zararlı bakterilerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır.

DOĞAL PROBİYOTİK VE PREBİYOTİK KAYNAKLARI

Doğal probiyotik içeren yiyecekler; yoğurt, kefir, ayran, peynir, turşu. Prebiyotik içeren yiyeceklerse;

olgunlaşmamış muz, enginar, soğan, sarımsak, mercimek, kurubaklagiller (kurufasulye, nohut,

mercimek), pırasa, kuşkonmaz, buğday kepeği, tam buğday unu ve mısır şeklindedir. Probiyotik

bakteri + prebiyotik birlikteliğini sağlayacak şekilde beslenmeliyiz. Sebze yemeklerine soğan ve

sarımsak kullanmalıyız. Haftada 1- 2 gün kurubaklagil yemeliyiz. Yemekte tam buğday veya mısır

ekmeği olmalı. Sebze yemeklerinin yanında mutlaka yoğurt, ayran, kefir gibi probiyotik kaynağına yer

vermeliyiz. Et yemeklerinin yanına ve salatalarımıza sirkeyle yapılmış ev turşusu ilave edebiliriz. Gece

atıştırması olarak; kefir+ muz yiyebiliriz.



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Dört saatten daha fazla aç kalmayın. Uzun süre aç kalmak metabolizmanızı yavaşlatır.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.