Sağlıklı Sosyaller  

İnsülin Direncine Dikkat - Nil Diyet

Anasayfa > Yazılı Basın > İnsülin Direncine Dikkat




İnsülin Direncine Dikkat


İNSÜLİN DİRENCİNE DİKKAT!

FAZLA kilo, yorgunluk, uyku hali, sinirlilik insülin direncinin habercisi olabilir. Peki, ne yapacaksınız?

NİLSAHİN GÜRHAN- sayfa 9'da

İnsülin direncine dikkat! kilo veremiyor ve çok çabuk kilo alıyorsanız, yemekten sonra uykunuz geliyorsa ve aşırı sinirli haliniz varsa insülin direnciniz olabilir. Peki, insülin direncini kırmak için neler yapabileceğinizi biliyor musunuz?

NİLLE DİYETLİ GÜNLER 

NİL ŞAHİN GÜRHAN  nil@nildiyet.com

İnsülin vücudumuzda üretilen karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmamızı düzenleyen önemli bir hormondur. Yemek yedikten sonra kan şekerimiz yükselir. Kan şekerimizin yükselmesini takiben, vücudumuzda pankreas tarafından üretilen insülin kana salınır. İnsülin, kandaki şekerin yani glikozun hücrelerimize geçişini sağlar . Bu sayede hücrelere enerji taşınmış olur. Kan şekeri normal seviyelere ulaşır. Kanda glikoz ve kan insülin seviyelerimizin birbiriyle uyumlu ve dengede olması metabolizmamızın düzgün çalıştığının en önemli göstergelerinden biridir. İnsülin direnci; kanda bulunan insülinin etkin olamaması ve yeterli işlev gösterememesi demektir. İnsülin direncinde kanda ki insülin fazla ancak etkisizdir. Hücrelerimize yeterli ve düzenli enerji geçişini sağlayamaz durumdadır. Bunun sonucunda hücrelerimiz kanda ki glikozdan yeteri kadar faydalanamaz. Kanımızda olması gerekenden fazla şeker yani glikoz bulunur. Hücrelere yeteri kadar enerji taşınamaması ve kanda glikozun fazla seyretmesi vücudumuzu ve organlarımızı her geçen gün yıpratır.

İnsülin direncinin sebepleri nelerdir?

Fazla kilo, obezite. Özellikle beden kitle indeksinin 30 üzeri olması, bel çevresinde kendini gösteren beden bölgesi yağlanması insülin direncinin oluşumunda çok etkilidir. Bel çevresinde aşırı yağlanma, kan yağ ve kolesterol seviyesi yüksekliği ve yüksek tansiyonla seyreden sağlık problemi insülin direncinin en güçlü sebeplerindendir.

SPOR YAPIN

Hareketleriniz ne kadar azsa insülin direnci seviyeniz o ölçüde yüksek olur. Tedavi için kullanmak zorunda olduğunuz birtakım ilaçlar insülin ve şeker metabolizmanızın üzerinde negatif etki eder. Bu durumda tedavi süreci boyunca doktorunuzun önerdiği ölçüde spor yapmalısınız. Beslenme planınızı bu ilaçların yan etkisi göz önüne alacak bir diyetisyen yardımıyla düzenlemelisiniz. Uyku problemleri, uyku apnesi, yetersiz uyku vücudunuzda bütün hormon ve enzim sistemimizi negatif etkiler.

KİLO ARTIŞI

İnsülin direncinin belirtileri nelerdir?

  • Ciltte lekeler: Cilde renk veren pigmentin artışına bağlı koyulaşma görülebilir. Özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve eklemlerin iç kısımlarında görülür.

  • Açıklanamayan kilo artışı ve kilo vermede zorlanma: Beslenme alışkanlıklarınızda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen kilonuzda artış olduysa insülin direnciniz olabilir. İnsülin direnci olanlar olmayanlara göre daha hızlı kilo alır ve daha zor kilo verir.

  • Adet düzensizliği ve aşırı tüylenme.

  • Yağlı karaciğer: İnsülin direncinde sık görülen bir durumdur. Karaciğerde iltihaplanmaya sebep olabilir.

  • Açlık, hipoglisemi atakları: Özellikle unlu, şekerli yiyecekler, tatlılar tükettikten sonra yorgunluk, uyku hali, sinirlilik, yeme-içme krizleri söz konusu olabilir.

İNSÜLİN DİRENCİNİ NASIL YENEBİLİRİZ?

İnsülin direncinin sebebi %50 genetik faktörlerdir. Bunu değiştiremeyiz. Ancak kalan yüzde 50'yi oluşturan çevresel faktörleri içine alan yaşam şeklimizi değiştirebiliriz. İnsülin direncini yenmek için; yaşam tarzımızı değiştirelim; insülin direncine sebep olan yaşam tarzını değişiklikleri olmazsa olmazdır. Direnci yenmek için insülin seviyelerini azaltmak ve hücrelerin insüline olan duyarlılığını arttırmak gerekir. Bu noktada insülin direncine uygun bir beslenme şekli, her gün fiziksel aktivite ve gerekli ise ilaçlar devreye girer. Kompleks karbonhidratlar yiyelim; Özellikle tükettiğimiz karbonhidratların türü oldukça önemli. Kompleks karbonhidratlardan (tam tahıllar, kuru baklagiller, sebze ve meyveler) enerji ihtiyacımızı sağladığımızda kan şekerimizin aniden fırlamasını engelleriz. Bu sayede insülin seviyelerimizin dengelenmesine katkı sağlanmış oluruz. Basit karbonhidratlardan, şekerli gıdalardan ve tatlılardan uzak durduğumuzda vücudumuzun daha kontrollü insülin salgılar.

Doğal beslenme içinde lif oranını artıralım, Yüksek lif içeriğine sahip bir beslenme düzeni izlemeliyiz. Yüksek lif içeriği ile tükettiğimiz karbonhidratların emilmesini, kanımıza karışmasını yavaşlatmış oluruz. Yüksek lif içeriğini meyve ve sebzelerden, tam tahıllardan ve kuru baklagillerden sağlamalıyız.

SAĞLIKLI YAĞLAR TÜKETİN

Sağlıklı yağlar tüketelim. Trans yağlar hücrelerimize zarar verdiğinden mümkün olduğunca uzak duralım. Doymuş yağları kalp damar sağlığımız için sınırlı miktarda tüketelim. Ceviz, badem, fındık, zeytinyağı gibi doymamış yağlardan tüketmeye çalışalım. Özellikle balıkta ve deniz ürünlerinde bulunan omega- 3 yağlarından zengin beslenelim. Hareketli olalım. Hareketsiz, sedanter bir yaşam tarzı insülin direncinin en önemli sebeplerinden bir tanesi. Direnci kırmak için de mutlaka harekete geçelim. Her gün en az 30 dakika tempolu, orta şiddette bir fiziksel aktivite insülin direnci üzerinde ilaç etkisi görür. Açık havada gündüz saatleri yürürseniz, hem temiz hava almış hem de güneş ışınlarından faydalanmış olursunuz. Böylece egzersizin daha faydalı olmasını sağlar.

Diyetisyen Nil Şahin Gürhan



Yazılı Basın



Nil Diyet Bilgilendiriyor


Prostat ile ilgili sorunu olan erkekler, tam tahıl ürünleri, sebze ve meyve tüketimini arttırmalı, çay ve kahve tüketimini azaltmalıdırlar.




Nil Diyete Sor

Uzmanına Sor

 

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır
Sosyal Medya
E-Bülten Üyeliği

Haberiniz Olsun



NilDiyet.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler uzman kontrolünün yerini tutamaz. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine başlanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir. Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.