Yaz Detoksu ile Selülitlerden Kurtulun
Yaz detoksu selülitleri hayatımızdan uzaklaştırır.

Detoksun kelime anlamı, vücutta biriken toksik maddelerin atılması ve uzaklaştırılmasıdır. Ancak son zamanlarda sıkça duyduğumuz detoks serüvenleri ise bağırsakları boşaltmaktan ileriye gidememekte hatta sağlığımızı tehdit eder boyutlara ulaşabilmektedir. İdeal yaz detoksu ne olmalı nasıl olmalı ki sağlığımızı korusun ve geliştirsin? İdeal yaz detoksu adımlarıyla selülitlerden kurtulun..
En gerçekçi ve yararlı detoks; sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve bol su tüketimi üçlüsü ile her gün adım adım yenilenmektir. Yaz mevsimini normal doğasında yaşarken, spor ve beslenme alışkanlıklarında yapacağımız küçük takviyelerle, her gün adım adım ilerleyerek yaz detoksu adı altında vücudumuzu yaz mevsimine uyarlamış ve sarsmamış aksine canlandırmış oluruz.
Yaz detoksu selülitleri hayatımızdan uzaklaştırır.
Selülitleri Hayatınızdan Uzaklaştıracak Yaz Detoksu Adımları
Bol bol dinlenin, düzenli uyuyun ve stresten mümkün olduğunca uzak durun.
Gün içinde mümkün olduğunca temiz ve açık havada bulunun
Olabilecek maksimum ölçüde hareket edin. Selülitle mücadelede en büyük yardımcımız ise egzersizdir. Düzenli egzersiz veya haftada üç kez yapılacak orta tempolu yürüyüşlerle selülitlerden kurtulun.
Selülit oluşumunun engellenmesinde en önemli kural yeterli miktarda su içilmesidir. Yeterli miktarda su içerek, vücutta düzgün dolaşım sağlamak mümkündür. Günde en az 2-3 litre su tüketin. Hassas su dengesini bozmamak için susamadan su içme alışkanlığı kazanın.
Susuzluk hissedildiğinde ilk seçenek her zaman su olmalıdır
Her içecek su değildir. Ayran ve taze sıkılmış meyve suları, su yerine kabul edilebilecek vücudun su oranına destek sağlayacak içeceklerdir. Ayrıca sebze ve meyvelerin yapısındaki su da, su ihtiyacını karşılamakta katkı sağlar. Ancak çay, kahve, asitli içecekler ve alkol sıvı ihtiyacını karşılamaz. Aksine vücuttan su atımını arttırır. Fazla alkol tüketimi, dolaşımda bozulmalara neden olarak selülit oluşumunu destekler . Bu nedenle bayanların haftada maksimum 3 gün ve günde 1 – 2 kadehten fazla alkol almamaları gerekir. Aşırı miktarda tüketilen çay, kahve ve kolalı içecekler içerdikleri kafein nedeni ile selüliteneden olabilirler. Bu nedenle bu tür içeceklerin tüketiminde aşırıya kaçmayın.
Gün içinde 10-15 dakika direkt gün ışığı görün. D vitamini eksikliğine mahal vermeyin.
Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenin
En önemli öğün kahvaltıdır. Kahvaltı öğünü vücudumuzun çalışmaya başlaması ve gece boyunca azalan kan şekerinin dengelenmesi açısından oldukça önemlidir. Günde 6-8 öğün beslenin ve gün içinde dört saatten uzun süre aç kalmamaya özen gösterin ki metabolizmanız yavaşlamasın.
Sağlıklı yiyecekler tüketin
Beslenme menünüzde dört ana besin grubu içeren gıdalar tüketmeye özen gösterin. Besin gurupları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Yeterli ve kaliteli protein alın
Vücuda gerekli olan azotun ve aminoasitlerin karşılanması için beslenme programında proteinin yeterli miktarda yer alması gerekir. Yetersiz veya fazla miktarda protein almak sağlığı olumsuz etkiler. Proteinin yetersiz alınması protein depolarının yıkılmasına sebep olur. Gereğinden fazla protein alımı ise böbrekleri zorlar ve bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Protein ihtiyacını sadece bitkisel protein kaynaklarından karşılamayın. Kaliteli protein kaynakları olan hayvansal ürünlere de beslenmede yeteri kadar yer verin. Günlük protein ihtiyacının karşılanması için günde 2-4 porsiyon et ve et ürünleri, 3-4 porsiyon süt ve süt ürünlerinin yer alması yeterlidir.
Beslenmemiz yeterli ölçüde ve kalitede karbonhidrat içermeli
Karbonhidratlar, protein koruyucu özellikleri ve vücutta elzem bazı öğelerin sentezinde kullanıldıklarından dolayı dengeli tüketilmesi gereken besin öğelerindendir. Besin kalitesi düşük olan basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.
Akıllı yağlar kullanın
Gün boyunca yemekler, salatalar ve besinlerin içerisinde yer alan doğal yağlar ile karşılanan yağ ihtiyacı değişik yağ çeşitlerinden dengeli olarak karşılanmalıdır. Doymuş yağ gereksinimini, etler ve sütlerin içerisinde yer alan doymuş yağ asitleri ile karşılayabilirsiniz. Doymamış yağ asitleri tekli doymamış yağ asitleri olan omega 9 ve çoklu doymamış yağ asitleri olan omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini dengeli biçimde almak için haftada 2-3 kez balık tüketmek, yemeklerde ayçiçeği veya mısırözü yağı kullanmak ve salatalara zeytinyağı eklemek yeterli olacaktır. Yanmış yağlardan uzak durulmalı sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.
Sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin
Selülitlerden korunmak için mutfakta kullandığımız pişirme yöntemlerini de doğru seçmemiz gerekir. Kızartma ve kavurma gibi yanmış yağ içeren besinler selülit oluşumunu kolaylaştırır. Bu pişirme yöntemleri yerine ızgara, haşlama ve fırında pişirmeyi tercih edin ki selülitlerden kurtulun.
Gereğinden fazla tuz tüketimi de aynı şekilde selülite davetiye çıkarır. Boş kalori olan ve besin kalitesi düşük beyaz şeker tüketimi hem şişmanlamaya hem de selülite neden olur. Bu nedenle günlük tüketilen şeker miktarı azaltılmalıdır.
Genel sağlığın baş düşmanı ve selülitlerin dostu sigaradan da uzaklaşmak doğru bir tercihtir.
Diyetisyen Nil Şahin Gürhan